Alfredo Gomez ile Röportaj

Son olarak efsanevi zorluktaki Erzbergrodeo’yu kazanan İspanyol endurocu Alfredo Gomez geçtiğimiz hafta tatil için Kemer’deydi. 28-30 Eylül arasında yine Kemer’de düzenlenecek Red Bull Sea to Sky’ın da en iddialı isimlerinden biri olan aksiyon ustasıyla hem yarıştan beklentilerini hem de nasıl bir sezon geçirdiğini konuştuk.

Başlamadan önce seni Erzbergrodeo zaferin için kutluyoruz. Red Bull Hare Scramble senin için nasıl geçti biraz
anlatır mısın?

Alfredo Gomez: Teşekkür ederim. Benim için gerçekten unutulmaz bir gündü elbette. Yarış başladıktan hemen sonra ufak bir kaza yapıp yerimi kaybetsem de sonradan performansımı artırmayı ve başka hata yapmamayı başardım. Zafer de böyle geldi.

Yarış için nasıl bir stratejin vardı?

Carl’s Dinner bölümüne ne kadar önde gelirsem yarışı kazanmaya da o kadar yakın olacağımı biliyordum. Stratejim de bunun üzerine kuruluydu ve hedefe odaklanarak bunu başardım.

Evet, orada gerçekten de harika bir iş çıkardın…

Carl’s Dinner bölümü zorlayıcıydı ama bir yandan da motosikletimle kayalıkların arasında dolaşmanın keyfini sürdüm. Zorlayıcı olmadığını söylemiyorum, yanlış anlamayın ama gerçekten eğlenceli de bir sürüştü benim için. Neredeyse geçen yıl ile aynı sürede yarışı bitirdim ve yarışı kazandım. Tabii bunda takımımın ve kendime artan güvenimin de büyük payı var.

Kazanacağını bilerek son noktaya gelmek nasıl bir histi peki?

O hissi gerçekten seviyorum. Bu aslında yarışmaktan neden zevk aldığımın da bir özeti. Büyük rakiplere sahip olmak ihtiyaç duyduğum baskıyı üretiyor ve kendimden emin bir şekilde yarışmamı sağlıyor.

Bu röportajı Kemer’de yapıyoruz. Bir haftalık tatil için buradasın. Burayı beğendin mi, keyfini çıkarıyor musun?

Burası gerçekten güzel. Tatilimizin ilk gününde İstanbul’daydık. Harika bir akşam yemeği yedik ve Salı günü de buraya geldik. Burada tüplü dalış, su kayağı, yüzme aklınıza gelebilecek her türlü su sporunu yaptık. Arada doğa sporlarına vakit ayırıp kaya tırmanışı ve doğa yürüyüşünü de tecrübe ettik. Tabii plajda ve kayaların arasında motosikletle tur atmayı da ihmal etmedim.

Red Bull Sea to Sky’ın 8. edisyonu 28 Eylül 2017’de Kemer’de başlayacak. Red Bull Sea to Sky hakkında ne düşünüyorsun? Profesyonel bir endurocu olarak burayı senin için özel kılan şey ne?

Red Bull Sea to Sky gerçekten güzel ve eğlenceli bir yarış ama şimdiye kadar iyi bir sonuç elde etmeyi başaramadım. Buradaki ikinci yılımda podyum yapmayı başarıp yarışı üçüncü sırada bitirmiştim. Ama o yıl dışında ya düştüm ya da bazı teknik aksaklıklar yaşadım. Bu yüzden açıkçası 2017’de elde edebileceğim en iyi sonuca yani zirveye ulaşmak için burada olacağım.

Organizasyonun formatı hakkında ne düşünüyorsun? Üç ayrı gün ve üç ayrı yarış sizi bekliyor olacak.

Yarışmanın formatını seviyorum. Bu sporun içinde yer alan tüm elementleri bir araya getiriyor. Burada güneş, plaj, orman ve dağ var. Mesela Erzbergrodeo’da her şey dağın içinde olup bitiyor. Megawatt ise kum demek. Extrem Enduro’da birçok konuda iyi olmalısınız. Sadece teknik olarak değil, iyi becerilere ve uyum alışkanlığına da sahip olmalısınız. Bu yarış işte tüm bunların bir karışımını sunduğu için benim hoşuma gidiyor.

Üç yarış içinde favorin hangisi?

Plaj ve Dağ Yarışı favorilerim. Ama eğer tek bir tercihim olsaydı Dağ Yarışı’nı seçerdim. Ne kadar zor olsa da üstesinden gelmek önemli. Bazen motosikleti bile süremeyeceğiniz yarışlara gidiyorsunuz ve vaktiniz sürekli motosikleti itmekle geçiyor. Eh, bu pek eğlenceli değil elbette. Red Bull Sea to Sky bu açıdan gayet iyi çünkü çok zor ama yine de hep motosikletinizi sürebiliyorsunuz, arıza çok olmuyor. Hard Enduro’nun ideal hali de bu bence. Her yarış zor ama en azından sürebileceğimiz ve teknik becerilerimizle ayakta kalıp zorlukları aşabileceğimiz yarışlar önemli. Red Bull Sea to Sky bu açıdan iyi bir örnek.

Bu sene Red Bull Sea to Sky’daki stratejin ne olacak?

Benim stratejim sürmekten keyif almak olacak. Özellikle bu yıl enduro yapmaktan çok keyif alıyorum ve bu başarı için de faktör oluyor. Akışına bırakıp keyif almayı başarırsa en iyi sonucu alacağımdan eminim.

Red Bull Sea to Sky’a katılacak amatör yarışçılara tavsiyen ne olur?

Hard Enduro’nun en önemli özelliği dayanıklılık ve zihniyettir. Zihnen güçlü kalmak fark yaratır ve iyi bir dayanma ve teknik beceriye sahip olmak motosikletinizle savaşmanızı engeller. Ama bir kez o savaşa başlarsanız hiçbir şansınız yok, kesinlikle kaybedersiniz.

Motosiklet sürmeye ne zaman başladın?

3 yaşında. Babam da motosiklet sürüyor ve çeşitli yarışlara katılıyordu. Birçok spor ile uğraştım: Kayak, futbol, badminton… bir ara uzun süre kayak yaptım ama en sonunda trials yapmaya odaklandım. Çünkü bu tam sezonlu bir spordu, kayak öyle değil.

Hard Enduro’ya geçisin nasıl oldu?

23 yaşına kadar trials ile uğraştım. 2011 yılında trials’da Junior Dünya Şampiyonu oldum. Amcam motokrosçuydu ve ben de hep bir motokrosçu olmayı istiyordum. Zamanla hem Super Enduro’da hem de Spanish Enduro Championship’te tecrübeler edindim ve en sonunda Extreme Enduro’ya geçtim. İlk yarışlarım iyi değildi ama daha sonra Xtreme Lagares’de kazandım ve ardından diğer başarılar sırayla geldi. En büyük başarım da elbette bu yıl kazandığım Erzbergrodeo oldu.